• Öz şefkat
    Karmakarışık

    Öz şefkat

    Neden Kendimizi Sevmek Bu Kadar Zor? Bir arkadaşımız üzüldüğünde, bir sınavı geçemediğinde veya bir işi tam olarak yapamadığında onun yanında oluyoruz değil mi?  Arkadaşlarımıza teselli vermek, yanındayım demek bizim için çoğu zaman kolay oluyor. Sırtını sıvazlarken arkadaşımızın, “aslında sınav gerçekten zordu, kendini bu kadar suçlamamalısın” demek, destek olmak bizim için o kadar da zor değil. Veya bir işi düzgün yapamamış bir kişiye kendini kötü hissetmemesi için elimizden geldiğince nazik ve kibar olmayı çalışırız değil mi? Çünkü tüm bunları bir başkasını iyi hissettirmek için yapıyoruz. Peki, aynayı kendimize tuttuğumuz zaman kendimize ne diyoruz? ‘Yapamıyorsun, beceriksizsin. Herkesin geçtiği sınavda kaldın! Sakarsın da! Panik olup her şeyi karıştırmana ne demeli! Söylenmesi gereken şeyleri…

  • Karmakarışık

    Sahalara Dar Gelen Reklamlar

    Doğru yapılan reklam, pr çalışmaları sizi hedef kitleniz ile tanıştırır, hatırlatır ve bütünleştirir. Kendi sektöründeki yarışlarında markayı, kurumu hatta bir futbol takımını öne geçirir. Sahalar artık görüyoruz ki futbol takımlarımıza dar geliyor. Oysa biz futbol reklamlarına küçüklüğümüzden beri alışığız. Mesela birçoğumuz Euro 2008 için Ülker’in milli takıma hazırladığı reklamı hatırlıyordur. Bunlar çocukluğumuzun güzel örnekleri ve belki de en çok akılda kalanı. Biz çoğunlukla futbolcularımızı, isimlerini ve reklam yapılan markayı kullandıklarını söylediği kısa cümlelerle reklam filmlerinde görürdük. Televizyon mecrasında çok fazla yer almayan takımlarımızı son dönemde yavaş yavaş görüyoruz. Son zamanlarda televizyonda, sosyal medyada izlediğimiz takım reklamları da oldukça başarılı. Artık sadece yeni formalarının reklamı yapılmıyor. İlk formalarının nasıl bir ruhla…

  • Influencer Marketing
    Karmakarışık

    Bu İşte Bir Reklam Var: Influencer Marketing

    Bundan çok değil beş, on yıl önce bir ürün alacağımız zaman önce onu komşular ile “İyi mi değil mi? Gerekli mi gereksiz mi?’diye uzun uzun konuşur, ona göre satın alırdık.  Mesela o ev oturmaları da boşuna değildi. Hepsi kendi alanında uzman teyzelerimiz el işlerini yapıp bir yandan da kısırlarını yerken, sadece yan komşu Ayşe Abla ne yapmış konuşulmazdı. Alırlardı çayı ellerine, kim ne almış, ne işe yaramış, o ürünün muadili ne, enine boyuna konuşurlardı. Ama artık zamanın değişmesiyle birlikte her işi anlayan teyzelerimizin yerini youtuber’lerimiz, blogger ve vloger’lerimiz genel adıyla ise Influencer’lerimiz aldı. Ellerinde ki çaylar kahve kupalarına dönüşürken, kitleleri de bir hayli büyüdü. Pazarlamanın Yükselen Trendi: Influencer Marketing (Hatırlı…

  • Karmakarışık

    Değere Bağlı Pazarlama: “Pazarlama 3.0”

    Dijital dünyanın yaygınlaşması ve sosyal medyanın giderek hayatımızda daha önemli bir yere sahip olmasıyla birlikte pazarlama 3.0 ortaya çıktı. Önceden olduğu gibi satış odaklı pazarlama ve ne üretirsem onu satarım zihniyeti çok geride kaldı. Artık satış gerçekleştikten sonraki müşteri memnuniyeti önem kazanmakla kalmamış, aynı zamanda tüketiciyi duygusal anlamda tatmin etmek de önemli bir unsur olarak hayatımıza girmiştir. Markalar arasında karşılaştırmalar yapan tüketici satın alacağı ürünün veya hizmetin kendisine ve çevresine ne gibi faydaları olduğunu araştırıyor. Maddi ve manevi olarak yapılan çalışmalar neticesinde marka tercihi yapılıyor. Tüketici sadece ona maddi kazanç sağlayacak markayı değil; onun değerlerine, özlemlerine seslenen markaları tercih ediyor. Yapılan uygulamalar, sponsorluklar ve sosyal sorumluluk projeleri ile adını duyurmaya…

  • Karmakarışık

    Tüketici Zihninde Var Olabilmek = Konumlandırma

    Konumlandırma, müşterinin zihninde yer alma çabası olarak tanımlanabilir. Amaç müşteride bir etki bırakabilmek, en azından bir sıfatla markayı tanımlatabilmektir. Neredeyse her markayı bir sıfatla niteleyebiliriz. Mesela otomobil sektörünü ele alalım; Mercedes’i, maddi güç göstergesi diyebileceğimiz ‘patron arabası’ olarak konumlandırabiliriz. BMW ise ‘sürüş keyfini’ ön plana çıkartan çalışmalar yapıyor ve genelde orta sınıf kitleye seslenirken, Audi daha çok genç kitleye yönelip ‘teknoloji’ odaklı hareket eder. Bu konumlandırmalar müşterinin zihninde yer etmiştir ve müşteri araba almak isteyeceği zaman bu konumlandırmalar onu yönlendirir. Pazarın geniş ve rakiplerin çok olmasından dolayı markaların konumlandırma yapmaları güçleşiyor. Markaların, rakiplerinin yarattığı boşlukları doldurması, sade ve karmaşık olmayan konumlandırmalar yapması, onları diğer markaların önüne geçirecektir. Konumlandırma yaparken önümüze…

  • Karmakarışık

    Psikolojimizin Dostu: Bağırsaklar

    2018’den herkesin beklediği şey mutluluktur sanırım. Biz de bunun için yılın ilk günlerinde nasıl daha fazla mutlu olabiliriz diye düşünüp, biraz araştırma yaptık ve sonuçlar bizi oldukça şaşırttı. Mesela size mutluluğunuzun, mutsuzluğunuzun, hatta depresyona girip çıkmanızın nedeninin bağırsaklarımızın sağlığımızla alakalı olduğunu söyleseydim bana inanır mıydınız? Cevabınız umarım evettir çünkü beslenme şeklimiz psikolojimizi doğrudan ilgilendiriyor. Mesela stresli olduğumuzda iştahımızın kaçması, bir toplantı öncesi şişkinlik hissi veya depresyondayken fazla iştah… Herkeste farklı şekilde kendini belli eden birçok sorun var. Bu sorunları beynimiz değil bağırsaklarımız çözüyor. Diyelim ki depresyondasınız ve mutluluk hissi için vücudunuzun Seroton’in salgılaması gerekiyor. Serotonin salınımının %95’i ise bağırsaklar tarafından gerçekleştirilirken, sadece %5’i beyinde salgılanıyor. Bağırsak sağlığımıza, beslenme şeklimize ne…

  • Karmakarışık

    Jetgiller Dünyasının Günümüzde Gerçekleşen 7 Teknolojisi

    Henüz çocukluğumuzda bizi fütürizmle tanıştıran Jetgiller’i izlediniz mi? Uçan arabalar, şipşak hazırlanan kahvaltılar, evi temizleyen Rosie, sadece bizi değil ailemizi de kendisine hayran bırakıyordu. Her pazar yeni bölümü bekliyor, cumartesileri ise aynı heyecanla, tekrarı yayınlanan bölümleri tekrar tekrar izliyorduk. O kadar çok seviyorduk ki, eminim başlığı görünce siz de içinizden Jetgillerin şarkısını söylediniz! İlk olarak 1962-1963 senesinde yayınlanan Jetgiller, dönemine göre oldukça ileri teknoloji kullanılıyordu. Çizgi filmimiz klasik Amerikan aile hayatını farklı bir zaman diliminde yansıtan durum komedisiydi. O zamanlar teknolojinin bu kadar gelişeceğini düşünmüyor ve izlediğimiz şeylerin hayalî olduğu düşünülüyordu fakat günümüzde bunların birçoğuna şahitlik ediyor, hatta gündelik hayatımızda kullanıyoruz bile. Hadi gelin ayrıntılı olarak inceleyelim. 1)Akıllı Ev Jetgiller’in…

  • Karmakarışık

    Endüstri 4.0 Hayatımızı Nasıl Etkileyecek?

    Ülkemizde uzun süredir konuşulan endüstri 4.0 kavramını yeterince biliyor muyuz? Kafalarda ‘acaba bu devrim ile fabrikaların yönetimi tamamen robotlara mı bırakılacak ve işsizlik artacak mı?’ gibi sorular dolaştığının farkındayız. Şimdi bu yazımızda endüstri 4.0’ü inceleyeceğiz. Öncelikle endüstri 4.0 birden ortaya çıkmış bir kavram değildir. Geçmişine baktığımız zaman 18. yy İngiltere’sine gidiyoruz ve ilk olarak su ile buharın bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan buharlı makinalar ile endüstri 1.0’e kapılar açıldığını görüyoruz. Daha sonrasında 1903 yılında Henry Ford seri üretim bandı kurdu ve Endüstri 2.0 başladı. Amerika’da işbölümüne ve elektrik enerjisine bağlı seri üretime geçilmesiyle birlikte refah seviyesi arttı. Genelde seçkin kesim için üretilen otomobiller daha sonra standartlaştırılarak halkın kullanımına da açılmıştır.…

  • Karmakarışık

    Suskunluk Sarmalına Bürünmeyin!

    Suskunluk Sarmalı, Alman bilim insanı Elisabeth Noelle Neumann tarafından geliştirilen bir kuramdan kaynaklanmaktadır. Kuramın ana fikri işte tam olarak bu. Dışlanma korkusu bireyleri sindiriyor ve toplumsal onay almak isteyen birey bulunduğu ortamın şeklini almaya çalışıyor. Dışlanmak,  kabul görmemek ve onaylanmamak… Bu kelimeler maalesef ki artık hayatımızın temel yapı taşlarını oluşturuyor. Birçok kişi bulunduğu ortamda sırf dışlanmak veya insanların onun hakkında kötü düşünmesini istemediği ve toplum tarafından onay almak istediği için kendi düşüncelerini dile getiremiyor. Birçok insan bir ortama girdiğinde önce o topluluktaki düşünceleri öğrenmeye çalışıyor. Eğer kendi düşünce yapısıyla doğru orantılıysa bundan cesaret alıp fikirlerini söyleyebiliyor. Fakat bulunduğu ortam tam tersi düşüncelere sahip ise sessizliği tercih ediyor. Nedeni ise dışlanma korkusu. İnsanlar…

  • Medya

    Siber Zorba Olma!

    Artan sosyal medya kullanımı ve herkesin kendinde gördüğü her şeyi eleştirme yetkisi, dijital ortamda siber zorbalığa kapılarını zorla açıyor. Bugün sosyal medya üzerinden her şeyi eleştiriyor ve bunu yaparken birçoğumuz haddimizi bilmiyoruz. Bir kişinin hayatını karartacak, onun tüm gününü mahvedecek şeyler yazıyor ve bunun için belki asla pişmanlık duymuyoruz. ‘Çünkü biz şaka yapıyoruz, o da her şeye alınmasın canım, bunda alınacak ne var? Ne var ki, bu basit bir yorum sadece!’ cevaplarımız fazlasıyla açık değil mi? Nedense biz herkesin istediğimiz ölçüler içinde olmasını istiyor ama ışığı kendimize çevirdiğimizde istediğimiz özelliklerin belki birçoğuna sahip değiliz. Başka insanların hayatlarına kanalize yaşarken, kendi hayatımızın bir şekilde akıp gitmesine izin veriyoruz. Mesela biraz Youtube…