Bilginin Oluşturduğu Kuşku Ve Kibir

Bilginin Oluşturduğu Kuşku Ve Kibir

27/11/2017 0 Yazar: Pınar ÖNER

İnsan doğası gereği belli bir yaştan sonra entelektüel olarak kendini tatmin etme çabasına girer. İlgilendiği alanlar üzerine bilgi arayışına yönelir. Bu alanların yelpazesi çok geniştir; siyaset, sanat, bilim, ekonomi, edebiyat gibi daha pek çok alandan ilgisi olan üzerine yoğunlaşıp araştırmalar yapar. Merak ettiği, öğrenmek istediği tüm her şeyi öğrenmeye çabalar. Bu bilgi arayışının iki sonucu vardır: bilginin yarattığı kibir ve yine bilginin yarattığı kuşku.

Bazı insanlar öğrendikleri üzerine kolay tatmin olur ve her şeyi bildiğini zanneder. Bu insanlar değişime kapalıdır ve düşüncelerini sonsuz bir savunma içine girerler. En doğrusunu bildiklerine ve kimsenin/hiçbir şeyin bu doğruların üzerine çıkamayacağına inanırlar. Ve bildiklerine güvenip karakterlerinde bir kibir oluşur. “En doğrusu benim söylediğim.” derler ve asla geri adım atmazlar. Bu insanlarla iletişim kurmak oldukça zordur.

Bazıları ise öğrendiklerinin aslında sadece bir başlangıç olduğuna, daha hiçbir şey bilmediğine inanır. Bu insanlar için hiçbir bilgi yeterli değildir, daha fazlası ve daha fazlası olmalıdır. Düşüncelerini içselleştirmez ve yerine bir yenisini koyabilirler. Bu insanlar kaldırım kenarındaki kediden de birçok şey öğrenebilir, parkta tanıştığı yaşlı bir teyzeden de. Ve hiçbir zaman “tamam, oldu işte!” demezler. Çünkü asla tatmin olmayan bir merak vardır içlerinde. Bu yüzden her konuda, her alanda şüpheye düşerler. Bir yenisini öğrenmeye, daha farklı bakış açıları kazanmaya çabalarlar. Bu insanlarla diğerlerinin aksine saatlerce sohbet edebilirsiniz çünkü sizi gerçekten dinler ve anlamaya uğraşırlar.

Her gün bir yenisinin, bir farklısının icat edildiği dünyamızda hep bir kuşku içinde olmak, asla tatmin olmamak bizi muhakkak başarıya götürecektir. Bilginin en korkuncu kapalı bilgidir. Bilgenin en korkuncu ise bilge olduğuna inanan bilgedir. Bu yüzden hiçbir düşüncemize körü körüne bağlı kalmamalı yani kuşkuya düşenlerden olmalıyız ki gerçek iletişimin, bilginin ve başarının tadına varalım.

İngiliz filozof Bertrand Russell’ın konuyu özetleyecek nitelikteki tek cümlesi ile yazıyı bitirelim:

“Dünyanın en büyük problemi, akılsız ve fanatik kişilerin kendilerinden son derece emin olması, buna karşılık zeki insanların sürekli şüpheler içinde olmasıdır.”

BU GÖNDERİYİ ARKADAŞLARINLA PAYLAŞMAK İSTER MİSİN?