Her Savaşta Barış Her Barışta Savaş Vardır

Her Savaşta Barış Her Barışta Savaş Vardır

02/02/2018 1 Yazar: Reyhan Metin

Her marka kurulduğunda küçük bir çocuk gibidir, alanı da yankısı da küçüktür. Değişen zaman ve teknolojiye uyum sağladıkça bir çocuğun büyüyüp gelişmesi ve olgunlaşması gibi markalar da bu adımlardan geçer. Fakat değişen zamana ve teknolojiye uyum sağlayamayanlar ise yok olup tarihin tozlu sayfalarına karışmaya mahkûmdur.

Büyüyen markalar kendi reklamlarını yapmakla birlikte, aynı zamanda rakip markalara gönderme yapmakta, cevaplarını reklamlar üzerinden vermektedir. Reklamları izleyen tüketiciler bunu fark etmese de, kullanılan kodlarla markalar kendine verilmek istenen mesajları alabilmekte, hatta reklam savaşları yapmaktadır.

Burada şöyle bir soru sormak gerekir: Rakip markalar her koşul ve şartta rakip mi olmalıdır? Kiminiz bu yazıyı okurken içinden “hayır” derken kiminiz de “evet” diyecek. Hatta rakip olmanın gerekliliği budur diyeniniz bile olacaktır. Elbette ki rakip markalar birbirlerinin açıklarını bulup, her fırsatta yerecek ve kendilerini öne çıkartmaya çalışacaklardır. Fakat konu “Dünya Barış Günü” olursa bu konuda karşı cephelerde olmak doğru olur mu?

Markalar ne kadar kâr amacı güden işletmeler olsalar da onlarda insanlar gibi iyi ya da kötü örnek olabilir. Bu konuda en büyük örnek olarak karşımıza Burger King ve McDonalds çıkıyor. Burger King, 21 Eylül 2015 yılında Dünya Barış Günü’nde McDonalds’a bir günlüğüne dahi olsa zeytin dalı uzatıyor.

Burger King’in buradaki amacı, iki aynı sektörde olan dev markaları Dünya Barış Günü’nde tüm insanlara örnek olabilmek amacıyla aynı cephede olmak ve bir günlüğüne ortak bir iş yapmaktır.

Bu amaçla Burger barışın simgesi olarak yeni bir ürünle bu farkı yaratmak istemiştir. Bunun için hazırlanan ürün ise McDonalds ve Burger King’in birleşmesinden olan “Mcwhopper” ürünüdür. Hatta bunun için birkaç markanın birleşiminden oluşan paket tasarımı bile yapılmış ve mcwhopper.com adında bir internet sitesi hazırlanmıştır.

Fakat ortada bir sorun vardı ki, Burger’ın bu ateşkes isteği McDonalds CEO’su Steve Earsterbroo tarafından kabul edilmemiştir. Aslında bakarsanız burada McDonalds kabul edip etmemek gibi bir ikilemde kalmıştır diyebiliriz. Eğer kabul etmiş olursa kendini Burger King ile aynı seviyede olduğunu kabul etmiş olacak ki bu da McDonalds gibi büyük fastfood devi için kendini küçük göstermek anlamına gelecekti. Diğer yandan kabul etmemesi “barış karşısında savaş” anlamına gelecekti ve tüm McDonalds sevenlerini karşısına bile almış olabilecekti.

Peki, sizce bu durum karşısında McDonalds ne yapmış olabilir?

McDonalds CEO’su Steve Earsterbroo Burger’dan gelen bu teklifi reddetmiş ve gerekçe olarak da şunu belirtmiştir “Biz sizinle daha farklı işler yapabileceğimizi düşünüyoruz.” Bu gerekçe ile hem kendisinin rakip markayla aynı seviyede olmadığını göstertmiş hem de mantıklı bir cevapla bu durumdan kurtulmuştur.

Bu durum tabi ki de tüketiciler tarafından hoş karşılanmamış “Dünya Barış Gününü” için insanlara örnek olamamıştır.

Buraya kadar McDonalds tarafından olayı ele aldık. Burger King’in barış istediğini, fakat McDonalds’ın ise bunu kabul etmediğini gördük. Gelin bir de olaya şuradan bakalım; eğer teklif McDonalds tarafından gelmiş olsaydı Burger King’in cevabı ne olurdu?

Yani kısacası markalar söz konusu olunca “Her barışta savaş, her savaşta barış vardır.”


BU GÖNDERİYİ ARKADAŞLARINLA PAYLAŞMAK İSTER MİSİN?