• Çiçeklerin derin anlamları
    Karmakarışık

    Çiçeklerin Derin Anlamları

    Çiçekler hepimizin hayranla baktığı, koklaya koklaya doyamadığımız, dokunmaya bile kıyamadığımız o güzel canlılar. Hepimizin evini süsleyen bir çiçek köşesi vardır. Hatta hemen hemen hepimiz sabahları kalktığımızda ilk iş perdeyi açıp eve giren güneş ışınlarıyla uykumuzu açar, sabahın tazeliğinde çiçekleri bir bakış atıp onları bir güzel sulamanın keyfini yaşarız. Sanki onlar da bunu biliyormuşçasına suyu bir güzel içtikten sonra kendilerine gelir, ve “günaydın” dercesine yapraklarını yavaş yavaş açar. Peki, bu çiçekler sadece evimizin köşesini mi süsler? Elbette hayır! Sadece şöyle bir koklayıp, sabahları su verip süs niyetine evimizin bir köşesine koymayız biz çiçekleri. Hepsinin ayrı ayrı anlamı, bir güzelliği vardır. Bazen bir aşkı temsil eder bir gül. Sevdiğimiz insana “seni çok…

  • Kadın Olmak
    Karmakarışık

    Kadın Olmak

    Öyle bir varlık düşün ki seni sen kadar iyi anlasın. Sen daha zihninde cümleleri nasıl toparlayacağını düşünürken, o senden önce senin ne düşündüğünü anlasın, sana çözüm yolları sunsun. Senin sihirli değneğin olsun, her dokunduğu yeri ilkbaharın gelişi gibi renklendirsin. O öyle bir varlık ki ayrıştırıcı değil, birleştirici olsun. Bir puzzel düşünün ki saatlerce onu yapmaya çalışıyorsunuz. Parçalarını bulmaya, doğru parçaları doğru yere koymaya çalışıyorsunuz. Sonunda puzzel’de tek bir boşluğunuz kalıyor fakat başka parçanız kalmamış, kaybetmişsiniz.  Bütün uğraşınız boşa çıkmış.  Umudunuz kırılmış, harcadığınız emeğe yanmışsınız.  Peki böyle bir durumda ne hissederdiniz? O an tek isteğiniz o parçayı bulup yerine yerleştirmek ve resmi anlamlı kılmaktır değil mi? İşte o varlık puzzeldaki son…

  • Her barışta savaş, her savaşta barış vardır
    Karmakarışık

    Her Savaşta Barış Her Barışta Savaş Vardır

    Her marka kurulduğunda küçük bir çocuk gibidir, alanı da yankısı da küçüktür. Değişen zaman ve teknolojiye uyum sağladıkça bir çocuğun büyüyüp gelişmesi ve olgunlaşması gibi markalar da bu adımlardan geçer. Fakat değişen zamana ve teknolojiye uyum sağlayamayanlar ise yok olup tarihin tozlu sayfalarına karışmaya mahkûmdur. Büyüyen markalar kendi reklamlarını yapmakla birlikte, aynı zamanda rakip markalara gönderme yapmakta, cevaplarını reklamlar üzerinden vermektedir. Reklamları izleyen tüketiciler bunu fark etmese de, kullanılan kodlarla markalar kendine verilmek istenen mesajları alabilmekte, hatta reklam savaşları yapmaktadır. Burada şöyle bir soru sormak gerekir: Rakip markalar her koşul ve şartta rakip mi olmalıdır? Kiminiz bu yazıyı okurken içinden “hayır” derken kiminiz de “evet” diyecek. Hatta rakip olmanın gerekliliği…