İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ay’da Ezan Sesi Duyuldu mu?

Bu sene Ay’a inişin 50. yılı. Her sene bu sıralar, memleketimizde Ay’da ezan sesi duyulduğu ve bunu duyan Neil Armstong’un Müslüman olduğuna dair efsaneler dolaşıma girer. Peki, bu ezan sesine ve Neil Armstrong’un Müslüman olduğuna dair haberler neden çıktı? Bu yazıda biraz ondan
bahsedeceğim. Bunun için zamanda biraz geriye gideceğiz.

Astronot Neil Armstrong’un Ay’da ezan sesi duyduğuna ilişkin haberler Pakistan’da yayınlanan 19 Şubat 1983 tarihli The Muslim World dergisinde, sonrasında yine aynı ülkedeki Jang gazetesi ve Malezya’da yayınlanan Star dergisinde konu edilir. Bu haber daha sonra başka ülkelerde ve nihayet
Türkiye’de ilk olarak Posta gazetesinde yayınlanır. 1983 yılının Ağustos ayında Zafer dergisinde, aynı yılın Ekim ayındaysa Sızıntı dergisinde bu konu işlenir. Haber yayınlandığı gazetede şöyle işlenir:

Ay seyahatinden dönmüş olan astronotlar dünyayı gezerken Neil Armstrong’un yolu Kahire’ye de düşer. Kendisine gösterilen ilgiden gayet memnun olan Armstrong, belli bir anda hipnotize olmuşçasına suskunluğa gömülür ve sonrasında şöyle bağırır : “Hey, bu müzik sesi de ne?..”
Batı ilminin en üst mertebesini temsil eden konuklarının bu cehaleti nedeniyle kahkahalara boğulmamak için kendilerini zor tutan Mısırlılar, duyduğu şeyin müzik değil, Müslümanları ibadete çağıran ezan olduğunu söylerler. Sonra Armstrong ; “Ben bunu daha önce işitmiştim,” der..
“Elbette işiteceksiniz, dünyada bir milyara yakın Müslüman var. Hangi İslam ülkesine gitseniz orada mutlaka ezan okunur,” cevabını aldığında ise Armstrong’un yüzü kireç gibidir : “Ben, dünyayı kastetmiyorum, bu sesi Ay’da da duydum. Aman Allah’ım, seni şurada yanı başımda değil, ta Ay’da buldum…”
Sonra bir süre sessizliğe gömülen Armstrong; “Ay’a besmelesiz ayak basmışım. Besmeleyi şimdi çekiyorum. Artık ben de Müslümanlardanım,” diyerek ilahi mucizeyi tescillemiş oluyordu
.

Peki, nasıl olmuştu da, konu buraya gelmişti? Onun hikâyesi de bir yıl önce, 1982 yılında başlıyor.
1971 yılında, Ay’a en son insanlı uçuşlardan birini gerçekleştiren Apollo-15’in astronotları, dönüşlerinde arasında Müslüman ülkelerinde olduğu ülkelere seyahat yaparlar. 1982 yılında Mısır’da bir konferans sırasında Apollo-15 mürettebatından Alfred Worden, Ay’a giderken yanlarında İncil götürdüklerini, hatta Kur’an’dan da bir ayet olduğunu söyler. Bunu ona, tüm Apollo uçuşlarında görev alan Mısırlı Jeolog Faruk El-Baz’ın verdiğini söyler. Hatta Ay’a gittiğinde telsizden kendisine söylemesi için bir cümlede öğretir. Faruk El-Baz’ın Worden’a öğrettiği cümle şudur; “Marhaba ahle el-ard, min Endeavour aleykum salam.” yani, “İyi günler, Endeavour’dan hepinize selam olsun ey dünya insanları”.

Faruk El-Baz bu durumu daha sonra şöyle anlatır: “Astronotların bu demeçleri gazetelerde yer aldı. Ve Mısır’a gelip Arapça’ya çevirildi. Ve daha sonra bu haber Mısır’dan İran’a, sonra daha doğuya Afganistan’a ve daha doğuya, Hindistan’a kadar ulaştı. Ve Hindistan’a ulaştığı zaman, haber orada ‘Neil Amstrong’un Mısır’da ezan sesi duyduktan sonra “Ben aynı sesi Ay’da da duydum” diyerek Müslüman olduğu’’’ şeklinde söylenmeye başlandı. Aslında Ay’a giden tüm astronotlar inançlı Hristiyanlardı. Bu bilinçli bir tercihti. Hatta içlerinden bir tanesi (Irwin), 80’lerde Ağrı Dağı’nda “Nuh’un Gemisi’ni aramaya gelecekti. Bu tercihin asıl sebebi “Soğuk Savaş”tı. Uzay yarışında ABD 60’lı yılların sonuna kadar SSCB’nin gerisindeydi.

Yine o yıllarda Ortadoğu ve Afrika’daki Arap rejimler SSCB’nin etkisi altındaydı. Vietnam’da işler kötü gidiyordu. İşte bu ortamda Ay’a ilk insanı indirmek büyük bir başarıydı. Daha sonrasında ise artık bunun pazarlanması kalmıştı. Bunun içinde 80’ler sonrasında ABD’nin istediği ortam oluşmaya başladı. Türkiye’de 80 darbesinin etkisi tüm sıcaklığıyla yaşanmaktaydı. Irak-İran birbirini boğazlamakla meşguldü. Afganistan’da Sovyet işgali devam etmekteydi. Zaten bu “Ezan” haberinin de oraya en yakın ülkede patlaması da tesadüf olmasa gerekti. İşte bu ortamda, Türkiye’de de kendilerine en yakın grubu bulmakta hiç zorluk çekmediler. Burada özellikle grup diyorum. Bunlar benim bildiğim İslam tarihindeki hiçbir cemaate benzemiyor. Her neyse, bir başka kişisel gözlemim de, bu ve benzeri grupların aslında en çok eleştirdikleri Batıcılara ve Çağdaşlaşmacılara benzemesi meselesi var. Tıpkı bu gruplarda bu eleştirdikleri gibi kendi halkını hor gören, aşağılayan cümleleri rahatlıkla kurmalarıdır.

Tüm bu “Müslüman olma” hikâyeleri de bu nedenle çıkmaktadır. Batılı birinin Müslüman olmasını diğer Müslümanları “dövmek” için kullanırlar. Onlar için bin tane Somalilinin Müslüman olmasındansa bir tane Batılının Müslüman olması daha önemlidir. Burada aslında o kişinin Müslüman olmasından çok Batılı olması önemlidir. Konunun bir diğer boyutu da şudur. Aslında bu “Ay’da Ezan Sesi” haberi kanaatimce Orwell-Huxley ve dolayısıyla 1984-Cesur Yeni Dünya karşılaştırmalarında da iyi bir örnek teşkil eder:
Orwell 1984 romanında bizi enformasyonsuz bırakacak olanlardan korkuyordu. Huxley ise, Cesur Yeni Dünya romanında pasifliğe ve egoizme sürükleyecek kadar enformasyon yağmuruna tutacak olanlardan korkuyordu. Orwell hakikatin bizden gizlenmesinden korkuyordu. Huxley ise hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu. Kısacası Orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkarken, Huxley bizi sevdiğimiz şeylerin mahvedeceğinden korkuyordu. Bu olanlar da bize Huxley’nin daha doğru öngörülerde bulunduğunu bize kanıtlıyor.
Sonuç olarak, aslında olayın bizzat aktörleri böyle bir olayın olmadığını ve Neil Armstrong da defalarca Müslüman olmadığını açıklamasına rağmen Huxley’nin dediği gibi hakikat umursamazlık denizinde boğulup gitti. Yukarıda adı geçen dergiler ve diğer birkaç dergilerin de popüler bilim
yayını adı altında İslâm dünyasının kolektif belleğine, belki bilinçli belki de bilinçsiz bu türlü çağdaş hurafelerin ekilmesine neden oldu. İslâm dünyasını yıllardır küçük düşüren bu tür bıktırıcı iddialara da zemin hazırladılar. Oysa akledenler için gerçek ortalık yerde durmaktaydı…

Meraklısına Notlar
1) Neil Armstrong’un “Müslüman olduğu” iddialarına karşı ilk cevabı asistanı Vivian White imzalı şu aşağıdaki mektupla verdi.

2) Yine bu konuda, ABD Senatosu şu aşağıdaki belgeyi gönderdi.

3) Muhtemelen bu ses duyma hikâyesinin başlangıcı, Apollo-10’la ayın etrafında dönerken duydukları sese dayanmaktadır. NASA, 46 yıl sonra o sesin Apollo 10 mekiği içindeki astronotların olduğu kontrol modülü ile Ay modülü arasındaki radyo dalgalarının karışmasından
kaynaklanmış olabileceğini açıkladı.

4) Ay’da yürüyüşün ya da genel olarak Ay’a gitme olayının sahte olduğuna dair söylentiler var. Bunları kısaca açıklayayım.

Ay’da yıldızların görünmediği ile ilgili rivayetlerin kaynağı şu; Ay yüzeyindeki taşlar Güneş ışığını yansıttığı için uzaktaki yıldızların sönük ışıkları görünmüyor. Ay’a dikilen bayrağın dalgalanmasının sebebi, astronotların bayrağı gömmeye çalışırken döndürmesi, bayrak daha sonra sabit kalıyor. Apollo 11 mürettebatının Ay’dan getirdiği taşları 135 ülkenin bilim insanları incelemiş ve bunların Ay’dan geldiği doğrulanmışlar. Son olarak, 2011’de çekilen şu aşağıdaki fotoğraf, Apollo 12’nin inişinden kalan izleri gösteriyor.

5) Uzaya ilk çıkan astronot Yuri Gagarin’in “Uzaya çıktım, bir Tanrı göremedim.” dediği uzun yıllar dillendirilmiş olsa da, aslında böyle bir şey demediği ve daha sonradan uçuş boyunca sarf ettiği tek cümlenin “Uçuş normal devam ediyor… Ben iyiyim” olduğu anlaşılacaktı. Bunun da Soğuk Savaş döneminde özellikle Müslüman ülkelerde yayılan bir hurafe olduğu ortaya çıktı. İşin aslı şöyleydi; Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin din karşıtı çalışmaları dâhilinde Nikita Khruschev tarafından yapılan bir konuşmada şöyle bir cümle geçmiştir: ‘Neden bir Tanrı’ya bağlanasınız ki? İşte Gagarin! Uzaya gitti ve orada bir Tanrı görmedi!’ Yuri Gagarin’in uzaya
çıkışıyla ilgili şu aşağıdaki linkte bir belgesel var. Meraklısına tavsiye ederim.
https://www.youtube.com/watch?v=RKs6ikmrLgg

6) Ay’a son insanlı uçuşun yapıldığı 1972 yılında, Apollo-17 mürettebatının da Ay’da, Neşet Ertaş’ın “Cahildim, dünyanın rengine kandım” türküsünü duydukları söylenir. Ancak bu bilgi halen gizli tutulmaktadır…

Kaynak

Mektup:
http://www.answering-islam.org/turkce/histiryanoldu/armstrong.html
http://www.dunyabulteni.net/haberler/224073/neil-armstrong-musluman-oldu-efsanesi
Ay’daki ses:
http://www.ensonhaber.com/nasa-46-yil-sonra-ayda-duyulan-sesleri-yayinladi-2016-02-23.html
http://tarihtenanekdotlar.blogspot.com.tr/2016/08/757-ayda-ezan-sesi.html
http://gencdergisi.com/1119-din-ve-bilimi-birbirinden-ayirmayin-.html
http://www.warezturkey.org/15734-sizinti-dergisi-300-sayi-25-yillik-arsiv.html

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sitenin tüm yayın hakları Netbihal.com tarafından korunmaktadır. İçeriklerin izinsiz olarak kopyalanması yasaktır.