Burhan Kuzu’dan uyuşturucu baronu Zindaşti’ye hakim ve savcı desteği iddiası…

0
269
Bu içeriği paylaşmak ister misin? 👇

Ak Parti’nin önde gelen isimlerinden Burhan Kuzu’nun bir döneme nam salmış Naci Şerifi Zindaşti’nin serbest kalması için birçok savcı ve hakimi aradığı ortaya çıktı. Konuyla ilgili ifadelerine başvurulan hakim ve savcılar, Burhan Kuzu’nun kendilerini defalarca arayarak Zindaşti’nin tahliyesi için sıkıştırdığını söyledi.

Uyuşturu ticaretinden, adam öldürmeye ve FETÖ üyeliğine dair birçok suçtan sorumlu tutulan İranlı Naci Şerifi Zindaşti’nin serbest bırakılmasına dair gerçekleştirilen soruşturma kapsamında HSK’nın görevlendirdiği müfettişler aracılığıyla dönemin savcı ve hakimlerinin ifadeleri alındı. Verilen ifadelerde, Burhan Kuzu’nun Zindaşti için hakim ve savcıları arayarak serbest bırakılmasını istediği iddiaları gündeme oturdu.

HaberTürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun haberine göre, İranlı Naci Şerifi Zindaşti dünyanın sayılı uyuşturucu kaçakçılarındandı. İstanbul’da işlenen bir dizi cinayetin azmettiricisi olduğuna dair ciddi deliller vardı. Polisin şok baskınıyla tutuklanmıştı. Ancak hakkında ciddi cinayet delilleri olan ve gemilerle uyuşturucu ticareti yaptığı iddiası tutanaklara geçmiş bir isim olan Zindaşti, 6 ay içinde gece yarısı kararıyla tahliye edildi. Tahliye kararının altında Sulh Ceza Hakimi Cevdet Özcan’ın ismi vardı. Tepki çeken, yargı camiasında da tartışılan tahliye kararına, savcılık hemen itiraz etti ve yeniden yakalama kararı çıktı. Ancak ağır suçlamalarla yargılanan Zindaşti kayıplara karıştı.

Burhan Kuzu hakim ve savcıları aramış

Dönemin hakim ve savcıları tarafından verilen ifadelere göre, Burhan Kuzu savcı ve hakimleri arayarak hatta sıkıştırma boyutunda rahatsız ederek Naci Şerifi Zindaşti serbest bırakılmasını istemiş. Tahliye sürecine şahit olan hakimler ortaya atılan bu iddiaları doğruluyor.

Naci Şerifi Zindaşti ve adamları hakkında tahliye kararı veren hakim Cevdet Özcan ile tahliye kararına tanık olan diğer hakimlerin müfettişlere verdiği ifadelere HaberTürk ulaştı.

Hakim Cevdet Özcan’ın verdiği tahliye kararına itiraz eden ve soruşturma aşamasında Zindaşti ve adamlarının tutuklanmalarını sağlayan Savcı Ercan Devrim, 8 Ekim 2019 günü HSK müfettişlerine iki sayfalık ifade verdi.

Ak Parti'nin önde gelen isimlerinden Burhan Kuzu'nun bir döneme nam salmış Naci Şerifi Zindaşti'nin serbest kalması için birçok savcı ve hakimi aradığı ortaya çıktı. Konuyla ilgili ifadelerine başvurulan hakim ve savcılar, Burhan Kuzu'nun kendilerini defalarca arayarak Zindaşti'nin tahliyesi için sıkıştırdığını söyledi.
Naci Şerifi Zindaşti ve Burhan Kuzu

Savcı Ercan Devrim o günleri şöyle anlattı:

“Cevdet Bey en az 3-4 kez farklı zamanlarda beni ziyarete etmişti. Bu ziyaretlerde söz konusu soruşturma dosyasının akıbetini ve ne zaman iddianame düzenleneceğini sormuştu. Bu ısrar ve genel itibarı ile kullandığı çekingen ve mahcup dil bende merak ve şüphe uyandırdı. Tehdit edildiğini veya kendisine şantaj yapıldığını düşündüm ve böyle bir şey olup olmadığını son gelişinde kendisine sordum. Bana ‘Üzerimde çok baskı var. Çok baskı yapıyorlar’ dedi. Nereden olduğunu sorduğumda ‘Ankara’dan Burhan Kuzu sürekli arıyor’ şeklinde yanıtladı. Ben kendisine soruşturmanın yakın zamanda sonuçlanmayacağını söylediğimde benden tutukluluğun gözden geçirilmesi kararının kendi nöbetine denk getirilmemesini, kendisine düşürülmemesini rica etti. Yanlış hatırlamıyorsam Cevdet Bey, dosyanın önüne gelmesi halinde mazeret izni kullanacağını ya da rapor alacağını söylemişti. Cevdet Özcan’ın verdiği tahliye kararına şaşırdım. Cevdet Bey bu dosyada tahliye ve tutukluluğa itiraz kararları vesilesiyle dosyayı görmüştü. tutukluluğun devamına ilişkin karar vermişti. Dosyayı önceden biliyordu ve bu nedenle karara şaşırdım ve şüphe duydum.”

Naci Şerifi Zindaşti’yi tutuklayan hakimin ifadesi 

2018 yılında gerçekleştirilen operasyonla yakalanan Zindaşti ve 5 adamı hakkında tutuklama kararı veren dönemin İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimi Ersin Ö.’nünde ifadesi alındı.

Ersin Ö. Zindaşti hakkında verdiği ifadesinde, “Dosyadaki şüpheliler tutuklanmak üzere benim hakimliğime sevk edilmişti. Zindaşti’nin üzerine atılı eylemler kan gütmesi saikiyle adam öldürmeye azmettirme ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarıydı. Dosyadaki mevcut delil durumu itibarıyla şüphelilerin atılı suçları işlediklerine yönelik kuvvetli şüphe bulunduğu kanattan vararak şüphelilerin tutuklanmasına karar vermiştim. Tahliye olduklarını medya aracılığı ile duydum” sözlerini kullandı.

İfadelerini devamında Burhan Kuzu’nun avukatının odasına geldiğini belirten Ersin Ö.,  “Tahliye kararı verildikten sonra henüz itiraz merciine yani 6. Sulh Ceza Hakimliğince dosya ele alınmadan önce Burhan Kuzu’nun avukatı en az 3-4 kez benimle görüşmek istemişti. Hatırladığım kadarıyla avukat ismi M. İ. idi. Kendisiyle görüşmek istemediğimi ancak en sonunda çat kapı odama girmesi sebebiyle görüşmek zorunda kaldım. Bu kişi söz konusu itirazı değerlendirecek 6. Sulh Ceza Hakimi’nin hangi kanattan olduğunu sordu. Ben kendisine bir yanıt vermedim. Ve geçiştirmeye çalıştım. Yalnızca adaletli bir insan olduğunu ve dosya ne ise vicdanına göre karar vereceğini söyledim. Yanımda emrivaki şeklinde telefonunu çıkararak Burhan Kuzu’yu aradı ve beni görüştürmek istedi. Telefona yanıt verilmemesi nedeniyle herhangi bir görüşme gerçekleşmedi.” ifadelerini kullandı.

Ersin Ö., tahliye olan Zindaşti ve adamı hakkında tekrar tutuklama kararı veren 6. Sulh Ceza Hakimi Özkan G.’nin kendisini arayarak huzursuz olduğunu ifade etti. Ersin Ö. “Aktardığına göre bu dosya ile ilgili Burhan Kuzu kendisiyle görüşmüş ve bilgi alıp vermek istemiş. Ayrıca kendisini bağlatırken, başdanışman sıfatını kullanarak sekreteri vasıtasıyla Külliye’den aradığını iletmiş” dedi.

HSK tarafından görevlendirilen müffettişler, Zindaşti ve adamı Ekrem Öztunç’un tahliye edilmesinden sonra yeniden tutuklanmalarına karar veren hakim Özcan G.’ninde ifadesine başvurdu.

6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Özcan G., 14 Ekim 2019 günü tanık olarak 3 sayfalık ifade verdi. Verdiği kararın hatalı olduğunu belirten Özcan G., “Komisyon başkanımız Ayhan Ayan, beni aradı ve önemli bir dosyada tahliye kararı verildiği için itirazın benim önüme geleceğini iletti. Medyatik ve önemli bir dosya olması vesilesiyle dikkatlice incelememi istedi. Ben dosyadan böyle haberdar oldum. Ben mi kendisini aradım yoksa o mu beni aradı hatırlamamakla birlikte 5. Sulh Ceza Hakimi Cevdet Özcan, ile bu dosya üzerinde konuştum. Dosyayı kendisi bilmekteydi. Bana Naci Şerifi Zindaşti ve Ekrem Öztunç bakımından Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabul edilebileceğini, diğer şüphelilerin yattıkları sürenin alacakları cezayı karşılayabileceği için itirazın reddedilebileceğini dile getirdi. Bunun dışında bir şey konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Naci Şerifi Zindaşti ve Ekrem Öztunç (tahliye edilen diğer sanık) bakımından atılı suçların ve delil durumu itibariyle tahliye kararının yanlış olduğu kanaatine vardım. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını kısmen kabul ettim. Bu kişiler hakkında yakalama kararı çıkartılmasına karar verdim” ifadelerini kullandı.

Nüfuzunu kullanarak Zindaşti tahliyesine etki ettiği iddia edilen  Burhan Kuzu, Hakim Özcan G.’nin ifadelerinde şöyle yer aldı:

“Eşimle birlikte bir alış veriş merkezindeyken telefonum çaldı. Ailemle alış veriş yaparken Telefonum tanımadığım bir başka cep telefonu numarası aradı. Açtım. Kendisini Burhan Kuzu olarak tanıttı. Söz konusu dosyayla ilgili konuşmaya başladı. dosyadaki adam öldürme suçlarına ilişkin ölenlerin yabancı ve suç yerinin yabancı memleket olduğunu, Türk kanunlarının uygulanmayacağını, Zindaşti’nin tutuksuz yargılanmasını, İran ile ilişkileri bakımından daha faydalı olduğunu hatırladığım kadarıyla iletti. Ben kendisine dosyada kararımı verdiğimi artık benlik bir şey olmadığını izah etmeye çalışsam da bulunduğum ortamın da gürültü olması sebebiyle beni anlamadığını düşünüyorum. Telefonu kapattıktan sonra o gün yeniden kendisiyle görüşmedim.”

Hakim Özcan G., Burhan Kuzu’nun ertesi gün kendisini tekrar aradığını belirterek, “Cep telefonum sabit bir hattan aranmıştı. Açan kişi Külliye’den aradığını, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu’nun görüşmek istediğini iletti ve bağladı. Burhan Bey bana yine dosyayı kastederek dosya numarasını vereyim mi diye sordu ve dosyayı hatırlattı. Ben kendisine ben zaten kararı verdim. Gerek yok diyerek geçiştirdim. Numara gerekirse zaten buluruz dedim. Konuşma sonlandı. Bu durumdan yine rahatsız olmuştum. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimi Ersin Bey ile konuştum. Dosyayı o da biliyordu. Huzursuz olduğum için dosya hakkındaki fikrini sordum. O da delil durumundan bana bahsetti. Ben ona Burhan Kuzu’nun beni aradığını ve aramızda geçen konuşmayı aktardım. O da ‘Doğrusunu yapmışsın rahat ol’ içerikli beni rahatlatmak maksatlı sözler söyledi” sözlerini kullandı.

Tahliye kararını veren hakim Cevdet Özcan’ın kendi odasına geldiğini anlatan Özcan G. ifadelerine şöyle devam etti:

“Cevdet Bey odama geldi. Bu konu üzerine sohbet etmeye başladık. Bana Zindaşti’den bahsetti. Emniyet içerisinde bir kesimin onu haber elemanı olarak kullanmaya çalıştığını, diğer kesimin ise onu yakalamaya çalıştığını söyledi. Burhan Kuzu’dan konu açıldı. Bana kendisini de adli tatilden önce Burhan Kuzu’nun aradığını ve bu dosya ile ilgili görüştüğünü, ısrar ettiğini söyledi. Kendisinin de ‘Hocamız bir şey diyemiyoruz’ dediğini aktardı. Sonrasında bu aramaları kastederek ‘Sonuçta böyle oldu’ dedi ve tahliye kararını kastetti. Böyle bir konuda arandığım için endişeliydim. Komisyon başkanımızla telefonla görüştüm. Rahatsızlığımı dile getirdim. O da adı geçen şahısla görüştüğünü bir daha aramaması gerektiğini ilettiğini, tekrar araması halinde görüşmemesi, başsavcının da bu konudan haberdar olduğunu, adı geçen şahsın tekrar araması halinde suç duyurusunda bulunacaklarını bana söyledi.”

Cevdet Özcan: “FETÖ”nün kumpasına uğradım” 

Burhan Kuzu’nun yanı sıra diğer bir kilit isim olan Hakim Cevdet Özcan, HSK tarafından görevlendirilen müffettişlere ifadesini yazılı olarak verdi. Erzurum Adliyesi’nde görevini sürdüren Cezvde Özcan, yapılan suçlamaları reddederken, “FETÖ’nün kumpasına uğradım” sözleriyle ithamlara karşılık verdi.

Hakim Özcan, Naci Şerifi Zindaşti’yi tahliye ettiği kararı HSK müffettişlerine şöyle anlattı:

“Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun beni telefon ile araması üzerine kendisinin dosyaya vakıf olduğunu fark ettim. Çok detaylı bir şekilde kendisi dosyayı anlattı. Ben de kendisine anlattıklarını bildiğimi dosyadaki süreci de ve mevcut delil durumunu ona bildiğimi ancak daha önce sağlık sebeplerinden ötürü tahliye kararı verdiğim Ömer Faruk Kavurmacı isimli şahsın tahliyesinden dolayı tarafıma birçok iftira atıldığını, bu yönden kamuoyunda hakkımızda algı yaratacak olaylara sebebiyet verebileceğini söyledim. Bunun üzerine kendisi kesinlikle benimle ilgili hiçbir şüphe olmadığını, kendisinin ve benim ismimden dolayı asla bir isnatta bulunulmayacağını söyledi. Ben de derhal dosyanın soruşturma savcısı olan (ki Ömer Faruk kavurmacı isimli şahsın dosyasında da aynı savcı görev yaptığından) Ercan Devrim’e gittim. Telefon görüşmesini anlattım. Kendisi de beni doğruladı. Burhan Kuzu’nun dosyaya vakıf olduğunu, esasen dosyada yeterli somut delil olmadığını, iddianame düzenleyecek durumda olmadığını, bir şekilde iddianame düzenlense bile mahkumiyet kararı çıkamayacağını ifade etti. Ben de mevcut delil durum çerçevesinde kendisi ile aynı görüşte olduğumu ifade ettim. Ancak Ömer Faruk Kavurmacı dosyasından sonra şahsımla ilgili çok yıpratıcı iftira içerir yayınlar yapıldığını söyleyerek benim nöbetime denk getirmemesini rica ettim. Kendisi de bana hak verdi.”

Zindaşti’nin tutuklu kalmasına neden olacak delil olmadığını savunan Hakim Özcan sözlerine şöyle devam etti:

“Bilindiği üzere tutuklu dosyaların tamamı soruşturma aşamasında en geç CMK’nın 108. Maddesi uyarınca 30’ar günlük süreler ile tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği hususunda değerlendirme yapılır. Bu değerlendirme yapılırken, mevcut delil durumu, tutukluluk kararından sonra yeni delil elde edilip edilmediği, tutukluluk halinin devamının gerektirip gerektirmediği, iddianame düzenlenecek şekilde somut maddi delillerin bulunup bulunmadığı, iddianame düzenlenmesi halinde isnat edilen suçların işlenip işlenmediğini, mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli delil olup olmadığı gibi hususlar birlikte değerlendirilir, mevcut deliller çerçevesinden tutuklama tedbiri dışında koruma tedbirleri uygulamak suretiyle umulan faydanın sağlanıp sağlanmayacağı ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.”

Zindaşti’nin cinayete azmettirme suçundan da tutuklanmasına yetecek delil olmadığını belirten Hakim Cevdet Özcan, “Hakimliğimizce verilen kararı tekrar etmek gerekirse şüphelinin “öldürmeye azmettirme” ve “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi olma” suçlarından tutuklandığı, hakimliğimizce itiraz ve tutukluluk incelemesinin de bu minvalde yapıldığı kararda da ayrıntılı gerekçe yazıldığı, bu gerekçeden de anlaşılacağı üzere isnat edilen öldürtmeye azmettirme suçundan ‘aslı maddi fail’ bulunmadığı, bu yönden herhangi bir ismin de tespit edilemediği, şüphelinin öldürmeye azmettirme olarak değerlendirilebilecek anlamda yeterli somut ve maddi deliller olmadığı kanaatine ulaşıldığında anılan şekilde karar verilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Rüşvet olarak Kapalıçarşı’da bir kuyumcuda yüklü miktar para aldığı yönündki iddialarına cevap olarak Özcan, “Hayatımda Kapalıçarşı’da herhangi bir kuyumcuya gitmedim. O kadar saçma ve uydurma bir iddia ki bu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu çok rahat bir şekilde çürütülebilir. 15 yıldır aynı telefonu kullanıyorum. İstanbul’un her yerinde kameralar var. Araştırılsın.” sözlerini kullandı.

 

Bu içeriği paylaşmak ister misin? 👇

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz