• Bilim

    Prens Aleksey’in Kapanmayan Yaraları

    2007’de arkeologlar, Yekaterinburg yakınlarında bir kazı çalışmasında kafasında iki kurşun deliği olan ve vücudu parçalanıp gömülmüş 13 yaşında çocuğa ait bir iskelet buldu. Kemikler üzerinde yapılan genetik testler, iskelet parçalarının daha önce Bolşevik Devrimi’nden sonra 17 Temmuz 1918’deki infazından beri bulunamayan Prens Aleksey’e olduğu tespit edildi. Ayrıca, 17 Temmuz 1918 günü sadece o değil, dört ablası, annesi ve babası da infaz edilmişti. Böylelikle 300 yıldan fazla sürmüş olan Romanov hanedanı son bulmuş oldu. Aslında uzaktan bakıldığında Bolşevik ayaklanmasının genlerle bir bağlantısı yokmuş gibi görünebilir. Çünkü Birinci Dünya Savaşı’ndan sonunda Rusya, zayıf ve etkisiz bir Çar’ın yönetiminde, açlıktan kırılmakta, ordu ayaklanmaya hazır ve enflasyon da yükselişe geçmiş bir durumdaydı. İşte genlerin…

  • Bilim

    Dr. Frankenstein’ın Galvanik Düşleri

    1816’nın haziran ayında, Mary ve şair kocası Percy Shelley, oğulları William’la birlikte Avrupa’da seyahate çıktılar. Ancak Fransız Alplerine geldiklerinde keyifleri kaçmaya başladı. Hava inanılmaz derece de soğuk ve yağışlıydı; anılarında karın bile yağdığını yazmıştı.

  • Bilim

    Galileo, Yunuslar ve Engizisyon

    1633 yılının bir Haziran sabahında İtalya’dayız. Roma’daki Minerva Manastırı’nda 69 yaşındaki Galileo, birazdan yargılanmak için engizisyon mahkemesinde kardinallerin karşısını çıkacak; Galileo’nun yargılanmasına sebep olansa, 1632 yılında basılan “İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog” isimli kitabı. Engizisyon, Galileo’nun bu kitapla kurulu düzene karşı çıktığını ve Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünü iddia ederek büyük günah işlediğini belirtir. Ancak Galileo’nun mahkeme sonunda cezadan, tüm iddialarından vazgeçmesiyle ve sadece ev hapsiyle kurtulduğu söylenir. Hatta mahkemeden çıkarken “Her şeye rağmen dünya dönüyor” dediği iddia edilir. Ancak bu dava bizim gibi ülkelerde genellikle din-bilim çatışmasının açıkça belgelendiği iddialarına destek olması amacıyla örnek verilir. Peki, gerçekte bu sadece bir “din-bilim savaşı”dan ibaret bir dava mıdır, yoksa başka nedenleri…