• Karmakarışık

    Eylül’de Ne Yapmalı?

    “Eylül bir ay değil, bir aylık ayrı bir mevsim.” derler. Bu ayın girmesiyle beraber birçok şeyin değişeceğini hepimiz biliyoruz. Havaların soğuması, okul döneminin başlaması gibi etkenlerin yanı sıra bu ay bizim için aslında birçok şey ifade ediyor. Bu yazımızda Eylül ayında ne yapalım, nasıl yapalım kısaca bunlardan bahsedeceğiz. *Eylül ayında şiir okumayın mesela, sadece yazın. Sonbahar şiirdir, yaşamalısınız. *Bu hafta sonu nereye gitsem diye düşünmeyin. Çünkü Eylülde her yer güzeldir. Kendinizi sokağa atın mümkünse ve unutmayın; güneş yaz döneminde olduğu gibi terletmez. *Gezmenin yanında sinemayı da ihmal etmeyin. Yaz aylarının bitmesiyle birlikte sıkıcı, boş filmler vizyondan kalkmış başyapıt olarak nitelendirebileceğimiz filmler yavaş yavaş vizyondaki yerlerini almaya başlamıştır. *Mümkün olduğunca araç kullanmadan…

  • Karmakarışık

    Komplo Teorisi mi Gizli Mesaj mı?

    Bugün Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere ziyareti sırasında Kraliçe 2. Elizabeth ile görüştü. 40 dakika süren görüşme, basına kapalı olarak gerçekleşti. Bu görüşme ile ilgili, kraliyet ailesinin resmi instagram hesabı (theroyalfamily)’ndan paylaşılan bir fotoğraf ise, tartışmaları beraberinde getirdi. Kraliçe 2. Elizabeth ile Recep Tayyip Erdoğan’ın el sıkıştığı fotoğrafta, duvardaki tablonun birtakım mesajlar içerdiğini belirten takipçiler, bu konudaki görüşlerini sosyal mecralarda dile getirdi. Tabloda ise bir kişinin (seyis, general vs…) bir atın başını okşadığı görülüyor. İşte o fotoğraf; https://www.instagram.com/p/BizICQZggns/?hl=tr&taken-by=theroyalfamily  

  • Çiçeklerin derin anlamları
    Karmakarışık

    Çiçeklerin Derin Anlamları

    Çiçekler hepimizin hayranla baktığı, koklaya koklaya doyamadığımız, dokunmaya bile kıyamadığımız o güzel canlılar. Hepimizin evini süsleyen bir çiçek köşesi vardır. Hatta hemen hemen hepimiz sabahları kalktığımızda ilk iş perdeyi açıp eve giren güneş ışınlarıyla uykumuzu açar, sabahın tazeliğinde çiçekleri bir bakış atıp onları bir güzel sulamanın keyfini yaşarız. Sanki onlar da bunu biliyormuşçasına suyu bir güzel içtikten sonra kendilerine gelir, ve “günaydın” dercesine yapraklarını yavaş yavaş açar. Peki, bu çiçekler sadece evimizin köşesini mi süsler? Elbette hayır! Sadece şöyle bir koklayıp, sabahları su verip süs niyetine evimizin bir köşesine koymayız biz çiçekleri. Hepsinin ayrı ayrı anlamı, bir güzelliği vardır. Bazen bir aşkı temsil eder bir gül. Sevdiğimiz insana “seni çok…

  • Öz şefkat
    Karmakarışık

    Öz şefkat

    Neden Kendimizi Sevmek Bu Kadar Zor? Bir arkadaşımız üzüldüğünde, bir sınavı geçemediğinde veya bir işi tam olarak yapamadığında onun yanında oluyoruz değil mi?  Arkadaşlarımıza teselli vermek, yanındayım demek bizim için çoğu zaman kolay oluyor. Sırtını sıvazlarken arkadaşımızın, “aslında sınav gerçekten zordu, kendini bu kadar suçlamamalısın” demek, destek olmak bizim için o kadar da zor değil. Veya bir işi düzgün yapamamış bir kişiye kendini kötü hissetmemesi için elimizden geldiğince nazik ve kibar olmayı çalışırız değil mi? Çünkü tüm bunları bir başkasını iyi hissettirmek için yapıyoruz. Peki, aynayı kendimize tuttuğumuz zaman kendimize ne diyoruz? ‘Yapamıyorsun, beceriksizsin. Herkesin geçtiği sınavda kaldın! Sakarsın da! Panik olup her şeyi karıştırmana ne demeli! Söylenmesi gereken şeyleri…

  • Kadın Olmak
    Karmakarışık

    Kadın Olmak

    Öyle bir varlık düşün ki seni sen kadar iyi anlasın. Sen daha zihninde cümleleri nasıl toparlayacağını düşünürken, o senden önce senin ne düşündüğünü anlasın, sana çözüm yolları sunsun. Senin sihirli değneğin olsun, her dokunduğu yeri ilkbaharın gelişi gibi renklendirsin. O öyle bir varlık ki ayrıştırıcı değil, birleştirici olsun. Bir puzzel düşünün ki saatlerce onu yapmaya çalışıyorsunuz. Parçalarını bulmaya, doğru parçaları doğru yere koymaya çalışıyorsunuz. Sonunda puzzel’de tek bir boşluğunuz kalıyor fakat başka parçanız kalmamış, kaybetmişsiniz.  Bütün uğraşınız boşa çıkmış.  Umudunuz kırılmış, harcadığınız emeğe yanmışsınız.  Peki böyle bir durumda ne hissederdiniz? O an tek isteğiniz o parçayı bulup yerine yerleştirmek ve resmi anlamlı kılmaktır değil mi? İşte o varlık puzzeldaki son…

  • Karmakarışık

    Sahalara Dar Gelen Reklamlar

    Doğru yapılan reklam, pr çalışmaları sizi hedef kitleniz ile tanıştırır, hatırlatır ve bütünleştirir. Kendi sektöründeki yarışlarında markayı, kurumu hatta bir futbol takımını öne geçirir. Sahalar artık görüyoruz ki futbol takımlarımıza dar geliyor. Oysa biz futbol reklamlarına küçüklüğümüzden beri alışığız. Mesela birçoğumuz Euro 2008 için Ülker’in milli takıma hazırladığı reklamı hatırlıyordur. Bunlar çocukluğumuzun güzel örnekleri ve belki de en çok akılda kalanı. Biz çoğunlukla futbolcularımızı, isimlerini ve reklam yapılan markayı kullandıklarını söylediği kısa cümlelerle reklam filmlerinde görürdük. Televizyon mecrasında çok fazla yer almayan takımlarımızı son dönemde yavaş yavaş görüyoruz. Son zamanlarda televizyonda, sosyal medyada izlediğimiz takım reklamları da oldukça başarılı. Artık sadece yeni formalarının reklamı yapılmıyor. İlk formalarının nasıl bir ruhla…

  • Her barışta savaş, her savaşta barış vardır
    Karmakarışık

    Her Savaşta Barış Her Barışta Savaş Vardır

    Her marka kurulduğunda küçük bir çocuk gibidir, alanı da yankısı da küçüktür. Değişen zaman ve teknolojiye uyum sağladıkça bir çocuğun büyüyüp gelişmesi ve olgunlaşması gibi markalar da bu adımlardan geçer. Fakat değişen zamana ve teknolojiye uyum sağlayamayanlar ise yok olup tarihin tozlu sayfalarına karışmaya mahkûmdur. Büyüyen markalar kendi reklamlarını yapmakla birlikte, aynı zamanda rakip markalara gönderme yapmakta, cevaplarını reklamlar üzerinden vermektedir. Reklamları izleyen tüketiciler bunu fark etmese de, kullanılan kodlarla markalar kendine verilmek istenen mesajları alabilmekte, hatta reklam savaşları yapmaktadır. Burada şöyle bir soru sormak gerekir: Rakip markalar her koşul ve şartta rakip mi olmalıdır? Kiminiz bu yazıyı okurken içinden “hayır” derken kiminiz de “evet” diyecek. Hatta rakip olmanın gerekliliği…

  • Influencer Marketing
    Karmakarışık

    Bu İşte Bir Reklam Var: Influencer Marketing

    Bundan çok değil beş, on yıl önce bir ürün alacağımız zaman önce onu komşular ile “İyi mi değil mi? Gerekli mi gereksiz mi?’diye uzun uzun konuşur, ona göre satın alırdık.  Mesela o ev oturmaları da boşuna değildi. Hepsi kendi alanında uzman teyzelerimiz el işlerini yapıp bir yandan da kısırlarını yerken, sadece yan komşu Ayşe Abla ne yapmış konuşulmazdı. Alırlardı çayı ellerine, kim ne almış, ne işe yaramış, o ürünün muadili ne, enine boyuna konuşurlardı. Ama artık zamanın değişmesiyle birlikte her işi anlayan teyzelerimizin yerini youtuber’lerimiz, blogger ve vloger’lerimiz genel adıyla ise Influencer’lerimiz aldı. Ellerinde ki çaylar kahve kupalarına dönüşürken, kitleleri de bir hayli büyüdü. Pazarlamanın Yükselen Trendi: Influencer Marketing (Hatırlı…

  • Karmakarışık

    Değere Bağlı Pazarlama: “Pazarlama 3.0”

    Dijital dünyanın yaygınlaşması ve sosyal medyanın giderek hayatımızda daha önemli bir yere sahip olmasıyla birlikte pazarlama 3.0 ortaya çıktı. Önceden olduğu gibi satış odaklı pazarlama ve ne üretirsem onu satarım zihniyeti çok geride kaldı. Artık satış gerçekleştikten sonraki müşteri memnuniyeti önem kazanmakla kalmamış, aynı zamanda tüketiciyi duygusal anlamda tatmin etmek de önemli bir unsur olarak hayatımıza girmiştir. Markalar arasında karşılaştırmalar yapan tüketici satın alacağı ürünün veya hizmetin kendisine ve çevresine ne gibi faydaları olduğunu araştırıyor. Maddi ve manevi olarak yapılan çalışmalar neticesinde marka tercihi yapılıyor. Tüketici sadece ona maddi kazanç sağlayacak markayı değil; onun değerlerine, özlemlerine seslenen markaları tercih ediyor. Yapılan uygulamalar, sponsorluklar ve sosyal sorumluluk projeleri ile adını duyurmaya…

  • Karmakarışık

    Başarılı Bir Reklam Kampanyasının 14 Altın Kuralı

    Reklamcılar tüketicinin ilgisini çekmek ve onları reklamını yaptıkları ürüne veya hizmete yönlendirmek için yoğun bir savaş vermektedirler. Bu savaştan galip çıkabilmek, tüketicinin dikkatini yapılan reklama çekebilmek ile mümkündür. Tüketici her gün belki yüzlerce reklamla karşılaşır. Fakat tüketicilerin %85’i karşılaştıkları bu reklamları fark etmezler. Çünkü medya araçlarını izlerken ya da dinlerken başka uğraşlar vermektedirler. Örneğin yemek yerken televizyon seyretmekte ya da araba kullanırken radyo dinlemektedirler. İki ya da üç işi yapan tüketicinin dikkat seviyeleri o kadar düşüktür ki ilgilerini çekmek ve etkilemek zordur. İyi bir ürüne yada hizmete sahip olmamız o ürünü yada hizmeti kolayca satacağımız anlamına gelmez. Çünkü günümüzde artık neredeyse bütün ürünler ya da hizmetler birbirlerine benzemektedir. Örneğin bütün…