Cemal Kaşıkçı Cinayeti Ve Sonrası

0
93
Bu içeriği paylaşmak ister misin? 👇

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda acımasız bir şekilde infaz edilmesinin üzerinden tam 1 yıl geçti. Fakat ilk günden bugüne hala bazı soru işaretlerini yerini koruyor. Ama bundan önce Kaşıkçı’nın ölümünden sonraki 1 yıllık sürecin nasıl ilerlediğini inceleyelim.

Kaşıkçı 28 Eylül’de nişanlısı Hatice Cengiz ile evlilik işlemleri adına Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu‘na gidince 2 Ekim tarihine randevu verildi. Aslında bu planın ilk aşamasını oluşturuyordu. Tarih verildikten sonra Kaşıkçı’yı infaz etmekle görevli ve içlerinde güvenlikçi, adli tıpçı ve istihbaratçı bulunan ekip İstanbul’a farklı gruplar halinde giriş yaptı. 2 Ekim günü ise evlilik işlemlerini tamamlamak için gelen Kaşıkçı girdiği o binadan maalesef geri çıkamadı. Ve infaz gerçekleşti.

Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na girişi

Cemal Kaşıkçı‘nın binadan çıkmaması üzerine nişanlısı Hatice Cengiz, Ak Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ile iletişime geçti. Aynı gün içerisinde konsolosluk önünde basın açıklaması yapılarak Kaşıkçı’nın kaybolduğu tüm dünya kamuoyuna duyuruldu.

İlk günlerde Başkonsolosluk, Kaşıkçı‘nın konsolosluk binasında öldürüldüğünü reddetti. Fakat bir süre sonra kamera kayıtları medyanın eline düşmeye başladıkça Riyad yönetimi 20 Ekim günü, yani cinayetten tam 18 gün sonra, infazın binada gerçekleşen arbede sonucu gerçekleştiğine dair açıklama yaptı.

Cemal Kaşıkçı

22 Ekim tarihinde konuyla yakından ilgilenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan telefonda ABD Başkanı Trump ile görüştü. Ve Trump sonrasında fitili ilk ateşleyen şu cümleyi kurdu, “Örtbaslar tarihindeki en kötü örtbastı.”

Olaylar beklenenden fazla ses getirince 29 Ekim tarihinde Suudi Arabistan Başsavcısı Suud Ma’cib, İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan ile görüşme gerçekleştirdi. 31 Ekim tarihinde ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşıkçı‘nın planlı bir şekilde boğularak öldürüldüğünü ve cesedin parçalanarak yok edildiğini açıkladı

Soruşturma süreci devam ederken takvimler 15 Kasım’ı gösterdiğinde Suudi Arabistan tarafından konuyla alakalı olduğunu söylediği 5 kişiye idam istendiğini açıkladı. Sadece Suudi Arabistan ve Türkiye’nin meselesi olmaktan çıkmış olan Kaşıkçı cinayeti, ABD senatosu tarafından incelenmiş ve cinayetten Muhammed Bin Selman’ı sorumlu tutan tasarıyı onaylamıştı.

“Biz Ayrılmayacağız” yazılı Cemal Kaşıkçı posteri

3 Ocak 2019 tarihine gelindiğinde ise Suudi Arabistan cinayetten sorumlu tuttukları kişileri yargılamaya başlamıştı. Suudi Arabistan kendince yargılama sürecine girmiş olsa da diğer cepheden ABD’de 16 Suudi vatandaşını yaptırım listesine almıştı.

BM, süreç devam ederken Kaşıkçı cinayeti ile alakalı 101 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda, Suud yönetiminin yapmış olduğu yargılamaya ara vermesi gerektiğini ve BM ile ortak bir çalışma içerisinde ilerlemesini gerektiğini ifade ediyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise olayla yakından ilgilenerek ABD Başkanı Trump, Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman PBS televizyonunda

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman Amerikan PBS televizyonunda yaptığı açıklamada “Bu olay benim sorumluluğum altında oldu, tüm sorumluluğu üstleniyorum.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz aylarda ise cinayeti üstlenen kişiler cinayeti detaylarıyla anlattı. Fakat dünya kamuoyu, infazı gerçekleştiren asıl kişilerin ortaya çıkmadığını, suçu kabul eden bu kişilerin Suudi Arabistan yönetimi tarafından ayarlanmış kimseler olduğu kanısında.

Bu içeriği paylaşmak ister misin? 👇

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz