Diyabet Dünyanın Sonu Değil!

0
106
Diyabet Hastalarına Meyve Yemek Yasak Mı?
Diyabet Hastalarına Meyve Yemek Yasak Mı?
Bu içeriği paylaşmak ister misin? 👇

14 Kasım Dünya Diyabet Günü ve aynı hafta da Diyabet Farkındalık Haftası. Ülkemizde en yaygın görülen kronik hastalıklardan biri olan diyabet halk arasında şeker hastalığı adı ile de bilinmekte.

Çoğumuzun kabus gibi korktuğu ya da diyabet hastasıyım dediğini duyduğu birine aklına gelen tüm diyet kısıtlamalarını saydığı diyabet aslında yönetimi sağlıklı beslenme ile çok kolay sağlanan bir rahatsızlık. Elbette ilk etapta amaç diyabetten korunmak ama diyabet tanısı aldığınız anda da dünya başınıza yıkılmamalı. Ben bu yazınızda sizlere diyabetle savaşmanın değil barışıp arkadaş olmanın pek de o kadar zor olmadığını anlatacağım. Yani bu yazım şeker hastalarına ve yakınlarına daha çok hitap ediyor.

Diyabet Hastalarına Meyve Yemek Yasak Mı?

Birine şeker hastasıyım dediniz ve elinizde bir meyve örneğin muz, incir veya çilek gördü. Hemen uyarılar başlıyor “Aman dur ne yapıyorsun kan şekerin tavan yapacak!” şeklinde. Asıl sevgili insanlar siz bu diyabetli insanlara ne yapıyorsunuz?

Neredeyse telle çevireceksiniz meyveleri ve tüm tatlıları.
Diyabetli bireyler de meyve yiyebilir herkes gibi hatta meyve yemeli ki vücudu doğal şeker alsın ve insülin mekanizmaları uyarılıp güzel güzel çalışsın. Hatta diyabetliler de muz, incir, üzüm, portakal gibi glisemik indenksi yüksek olan yani kan şekerini hızlı yükselten meyveleri yiyebilir ama ne kadar yediğine dikkat ederek. Günde on tane muz yemediğiniz sürece veya tüm meyve tercihlerinizi üzümden kullanmadığınız sürece egzersiz ve dengeleme yöntemiyle kan şekerinizi regüle edebilirsiniz. Elbette burada tavsiye edeceğim nokta bir protein kaynağı ile birlikte ve günün erken saatlerinde yiyerek daha kolay metabolize edilmesini sağlamak.

Biraz Yürüyüş Yapsam Elim Ayağım Titriyor Egzersiz Yapmalı Mıyım?

Diyabet hastalığında kan şekerini dengeledikten sonra her şey yolunda gidiyor. Bunun da düzenli ve dengeli beslenme ile uygulanabilirliği gayet mümkün. Yemek aralarını 3 saat veya iş ve yaşam temponuza göre sabit aralıklarla ayarlayıp bunun üzerinden mide rahatlaması için yeterli süre geçtiği zaman yapacağınız spor sizin en büyük destekçiniz olacak. Ama eğer reaktif hipogliseminiz varsa ve aç karna spor yapıyorsanız kan şekerinizde ani düşüş ve dalgalanmalar yaşamak olası. Bir de spor sonrası nasıl olsa spor yaptım deyip abartılı besin tüketmek de düşen kan şekerinizi hızlıca yükseltebilir. O yüzden yemekten 2 saat sonra egzersiz yapmak yaşam kalitenizi kolaylaştıracak.

Diyabetliyim Kendimi Kısıtlı Hissediyorum Diyenlerden Misiniz?

İşte bu düşebileceğiniz en büyük yanılgılardan biri. Yaşınız kaç olursa olsun tip 1 veya tip 2 Diyabet ile başa çıkmak mümkün. Bu noktada çok güzel örnekler var internette biraz araştırırsanız görebileceğiniz ama ben sizinle birkaç tanesini paylaşmak istiyorum.

Egemen Erden: 30 yaşında diyabet tanısı aldıktan sonra maraton da koşan, yoğun iş yaşamına da devam eden, “iron man” olarak tüm diyabetliler için harika bir örnek teşkil edenlerden. Kendi kendisinin doktoru olma konusunda adeta bir yıldız gibi parlarken aynı zamanda diyabetli çocuklar başta olmak üzere birçok kişiye verdiği eğitimle diyabeti bir düşman değil yol arkadaşı olarak seçebilmeyi aşılıyor.

Esra Avcı: Yine tip 1 diyabet hastası olup köşesine çekilmek yerine yoluna daha güçlü devam edenlerden. Sosyal medyada yaptığı paylaşımlar, bilinçli ve doğru tespitler ve samimiyeti ile yine örnek gösterilen diyabetlilerden. Egzersizini de beslenmesini de kendisiyle bütünleştiren hayata pozitif bakan Esra hanım süreç yönetmenin en güzel emsallerinden.

Sevgili Diyabetliler, sizler motivasyon olarak güçlü kalıp ideallerinize sağlıklı bir yaşam tarzı ile ilerlediğiniz zaman diyabet semptomlarının size yaklaşamadığını göreceksiniz. Stresi ve zamanı yönetmek kaliteli bir yaşam sürmek elinizde. Diyabetin farkında olun yaşamın tadına varın.

Bu içeriği paylaşmak ister misin? 👇

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz