Eğitim

Dünya Gerçeklikleri İle Küresel Bir Sosyal Politika Mümkün Mü?

Ülkelerin küreselleşmenin etkisi ile yeni ekonomik planlamalarında ülke içerisinde sınırlı kalmadıkları, serbest ticaret anlayışına göre ekonomik planlamalarını oluşturdukları ve bunun birçok ticari anlaşmayı ve örgütlenmeyi beraberinde getirdiği görülmektedir. Liberalleşen ülke ekonomileri ile birçok ülkenin ticari, ekonomik konularda ortak bir yapı oluşturabildiği görülürken sosyal refah politikaları alanında tüm ülkeleri kapsayacak bir yapılanmanın, sözleşmenin ilk başlarda oluşturulamadığı görülmektedir. Sosyal politika Sanayi Devrimi’nden itibaren sistemin daha insani bir boyut kazanmasını amaçlamıştır. Sosyal politika çalışma hayatı, çalışma düzeni ve haklar üzerine kurulmuş diyebiliriz. Bu da sosyal politikanın var olan sistemin çökmeden devam etmesini sağlayan bir araç haline dönüşmesine neden olmuş olabilir. Dünya genelinde Dünya Bankası, IMF, OECD, BM ve AB gibi uluslararası kuruluşlar sosyal düzenlemelerin oluşturulmasında doğrudan ve dolaylı olmak üzere aktif bir role sahiptir. Avrupa Birliği’nin iş gücü ve sosyal düzenlemeler, yapısal fonlar ve çeşitli sosyal projeler şeklindeki uygulamaları, önemli bir küresel düzenleme sahası oluşturmaktadır. Bunda AB ülkelerinin diğer ülkeler ile bir rekabet yarış içerisinde olmasının etkisi olabilir. Ekonomik büyümenin gerçekleşmesinde toplumsal sonuçlarla ilgilenmeksizin kamu harcamalarının kısılmasının savunması içinde olan IMF’nin de küreselleşme sürecinde sosyal gerçeklikleri Asya’daki mali kriz ile kabullendiği, küreselleşen dünyada ekonomik hedeflere ulaşılırken buna, temel sağlık ve eğitim, sosyal koruma, çevre koruması gibi diğer ögelerin de eklenmesi gerektiği görülmüştür. Küreselleşmenin etkisiyle yoksul ülkelerin halkı ve şirketleri zarar görmüş, küresel şirketler büyük ekonomik güçleri ile kurduğu fabrikaları ile diğer yerli şirketlerin yok olup gitmesine, yoksul ülkelerin ürünlerini satacak yer bulamamasına neden olmuştur. Bu da zengin olanın daha da zenginleşmesine fakir olanında daha da fakir hale gelmesine neden olmaktadır. Günümüzde de sekiz iş adamının servetinin dünyanın yarısının servetine eşit olması bunun en büyük göstergesidir.

Bir diğer kuruluş  ILO zamanla sosyal harcamaların, sosyal bütünlüğü korumanın bir yolu olduğu düşüncesini, sosyal politika düşüncesinin temeline yerleştirmiştir. Küreselleşmenin toplumsal etkileri göz önünde bulundurulmalı ve bunun toplumsal yıkımlara dönüşebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Küresel bir sosyal politika oluşturulamamasının her ülkenin gelir düzeyinin farklı olması, bölgesel farklılıklar, toplumlar arası değer yargılarının farklılaşması başlıca nedenleri olabilir. Dünya genelinde uluslararası kurumların küreselleşme sürecinde ortaya koydukları politikalar ve kurumsal getirmiş oldukları çözümlerin sosyal nitelik kazanması ve tanımlamanın yapılması önemlidir. Küresel sosyal politika geleneksel kurumların ortadan kaldırılmasına yok olmasına sebep olabilir. Var olan dünya düzeni sürekli bir değişim içerisindedir ve gelişmektedir. Geleneksel kurumların yok olmasına sebep olsa bile var olan değişim ile geleneksel kurum ve kuruluşlarda kendilerini geliştirmek zorundadır. Var olan uluslararası örgütlerin bölgesel düzeyde de olsa sosyal politikanın oluşturulmasında etkilerinin fazla olduğu görülmekte ve yaptıkları uygulama ve değişimler ile küresel bir sosyal politikanın imkânsız olmadığı görülmektedir.



Sosyal Hizmet Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir