• Karmakarışık

    Sahalara Dar Gelen Reklamlar

    Doğru yapılan reklam, pr çalışmaları sizi hedef kitleniz ile tanıştırır, hatırlatır ve bütünleştirir. Kendi sektöründeki yarışlarında markayı, kurumu hatta bir futbol takımını öne geçirir. Sahalar artık görüyoruz ki futbol takımlarımıza dar geliyor. Oysa biz futbol reklamlarına küçüklüğümüzden beri alışığız. Mesela birçoğumuz Euro 2008 için Ülker’in milli takıma hazırladığı reklamı hatırlıyordur. Bunlar çocukluğumuzun güzel örnekleri ve belki de en çok akılda kalanı. Biz çoğunlukla futbolcularımızı, isimlerini ve reklam yapılan markayı kullandıklarını söylediği kısa cümlelerle reklam filmlerinde görürdük. Televizyon mecrasında çok fazla yer almayan takımlarımızı son dönemde yavaş yavaş görüyoruz. Son zamanlarda televizyonda, sosyal medyada izlediğimiz takım reklamları da oldukça başarılı. Artık sadece yeni formalarının reklamı yapılmıyor. İlk formalarının nasıl bir ruhla…

  • Her barışta savaş, her savaşta barış vardır
    Karmakarışık

    Her Savaşta Barış Her Barışta Savaş Vardır

    Her marka kurulduğunda küçük bir çocuk gibidir, alanı da yankısı da küçüktür. Değişen zaman ve teknolojiye uyum sağladıkça bir çocuğun büyüyüp gelişmesi ve olgunlaşması gibi markalar da bu adımlardan geçer. Fakat değişen zamana ve teknolojiye uyum sağlayamayanlar ise yok olup tarihin tozlu sayfalarına karışmaya mahkûmdur. Büyüyen markalar kendi reklamlarını yapmakla birlikte, aynı zamanda rakip markalara gönderme yapmakta, cevaplarını reklamlar üzerinden vermektedir. Reklamları izleyen tüketiciler bunu fark etmese de, kullanılan kodlarla markalar kendine verilmek istenen mesajları alabilmekte, hatta reklam savaşları yapmaktadır. Burada şöyle bir soru sormak gerekir: Rakip markalar her koşul ve şartta rakip mi olmalıdır? Kiminiz bu yazıyı okurken içinden “hayır” derken kiminiz de “evet” diyecek. Hatta rakip olmanın gerekliliği…

  • Karmakarışık

    Değere Bağlı Pazarlama: “Pazarlama 3.0”

    Dijital dünyanın yaygınlaşması ve sosyal medyanın giderek hayatımızda daha önemli bir yere sahip olmasıyla birlikte pazarlama 3.0 ortaya çıktı. Önceden olduğu gibi satış odaklı pazarlama ve ne üretirsem onu satarım zihniyeti çok geride kaldı. Artık satış gerçekleştikten sonraki müşteri memnuniyeti önem kazanmakla kalmamış, aynı zamanda tüketiciyi duygusal anlamda tatmin etmek de önemli bir unsur olarak hayatımıza girmiştir. Markalar arasında karşılaştırmalar yapan tüketici satın alacağı ürünün veya hizmetin kendisine ve çevresine ne gibi faydaları olduğunu araştırıyor. Maddi ve manevi olarak yapılan çalışmalar neticesinde marka tercihi yapılıyor. Tüketici sadece ona maddi kazanç sağlayacak markayı değil; onun değerlerine, özlemlerine seslenen markaları tercih ediyor. Yapılan uygulamalar, sponsorluklar ve sosyal sorumluluk projeleri ile adını duyurmaya…

  • Karmakarışık

    Tüketici Zihninde Var Olabilmek = Konumlandırma

    Konumlandırma, müşterinin zihninde yer alma çabası olarak tanımlanabilir. Amaç müşteride bir etki bırakabilmek, en azından bir sıfatla markayı tanımlatabilmektir. Neredeyse her markayı bir sıfatla niteleyebiliriz. Mesela otomobil sektörünü ele alalım; Mercedes’i, maddi güç göstergesi diyebileceğimiz ‘patron arabası’ olarak konumlandırabiliriz. BMW ise ‘sürüş keyfini’ ön plana çıkartan çalışmalar yapıyor ve genelde orta sınıf kitleye seslenirken, Audi daha çok genç kitleye yönelip ‘teknoloji’ odaklı hareket eder. Bu konumlandırmalar müşterinin zihninde yer etmiştir ve müşteri araba almak isteyeceği zaman bu konumlandırmalar onu yönlendirir. Pazarın geniş ve rakiplerin çok olmasından dolayı markaların konumlandırma yapmaları güçleşiyor. Markaların, rakiplerinin yarattığı boşlukları doldurması, sade ve karmaşık olmayan konumlandırmalar yapması, onları diğer markaların önüne geçirecektir. Konumlandırma yaparken önümüze…

  • Karmakarışık

    Halkla İlişkiler Çalışmalarında En Etkili 5 İkna Tekniği

    Günümüz kurumsal halkla ilişkiler yönetimi, asimetrik iletişime daha fazla değer vermeyi zorunlu kılmıştır. Karşılıklı ilişkiler geliştirme yollarında, halkla ilişkilerin en büyük silahı ikna teknikleri olduğu gerçeği yatar. İkna çalışmaları; yalan, iftira, abartma, yanıltma olarak anlaşılması yanlış bir kanı olacaktır. Keza bu faaliyetler, kara propaganda araçlarıdır ve ikna ile arasında belirgin farklılıklar görülür. İkna; kişinin tutum ya da davranışlarını zorlama olmaksızın etkilemeyi hedefleyen iletişim sürecidir. Psikolojik ya da fiziksel baskı ve kişinin içinde bulunduğu fizyolojik durum gibi etkenlerde, tutum ya da davranışların değişmesinde rol oynayabileceğinden; baskı, yalan, yanıltma ya da zora başvurulmaması iknanın belirleyici özelliğidir. İkna; halkla ilişkiler alanının yıllar boyu ilgilendiği ve çözmek için geniş çalışmalar yaptığı bir konu olmuştur. İkna…

  • Karmakarışık

    “Mesleğimin Farkında Ol!”

    Halkla ilişkiler; kuruluş ile hitap ettiği gruplar arasında karşılıklı iletişimi, anlayışı, kabulü ve işbirliğini sağlayıp sürdüren bir yönetim fonksiyonudur. Özellikle kurum imajını oluşturur, güçlendirir ve kurumun toplum tarafından kabul görmesini sağlar, kurum çıkarlarının yanında kamu yararını da gözeten ve kamuoyu oluşmasında önemli bir role sahip iletişim disiplinidir. Birçok yetkinlik ve beceriye sahip olmayı gerektiren, kuruluş içinde önemli rol ve görevlere sahip bir meslektir. Yeni iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, kurumların özellikle dünya çapında rekabet ortamına girmesi halkla ilişkiler çalışmalarına olan ihtiyacı da arttırmıştır. Hedef gruplarıyla iletişim süreçlerini yönetemeyen kuruluşların hizmetlerinin devamlılığını sağlaması oldukça zordur. Bu bağlamda uygulama alanı sürekli genişleyen halkla ilişkiler günümüzde bir gereklilik olup her kurumun ihtiyacıdır. Ancak…